CELALETTİN SUYUTİ'YE ELEŞTİRİLER

1.Peygamberle yüz yüze görüştüğü iddiası:

İmam-ı Suyutî'nin bir talebesi olan Şeyh Abdülkadir-i Şazelî demiş: "Ben İmam-ı Celâleddin-i Suyutî'ye sordum, "Efendim, siz kaç defa yakazaten Resulullah'la buluştunuz?" İmam-ı Suyutî dedi: "Yetmişten fazla..." (Ş.Yusuf Nebhanî, El-Fethü'l-Kebir, 1/7 Mukaddeme)

Aynı kaynakta, Abdulvahhab eş-Şa'ranî'nin El-Mizan-ül Kübra Mukaddemesi'nden naklen; Abdulvahhab-ı Şa'ranî demiş: "Ben Celâleddin-i Suyutî'nin kalemiyle yazılmış bir kâğıdı onun talebelerinden Şeyh Abdülkadir-i Şazelî'nin yanında görmüştüm. O kâğıtta; bir zât, İmam-ı Suyutî'ye müracaat ederek, o sıra Mısır Sultanı Kaytabay'ın yanında bir işinin halli için şefaatçi olmasını istemiş. İmam-ı Suyutî ona yazmış ki:

"Kardeşim, ben Resulullah (a.s.m) ile şimdiye kadar yetmiş defa yakazaten görüştüm. Eğer sultanların yanına girmekle, Peygamber'in bu sebeple ilişkisini kesmesinden, yani görünmemesi korkusu olmasa idi, senin için saraya çıkar, sana şefaati olurdum." demiş.

Şaranî’nin bildirdiğine göre, büyük velilerden İbrahim el-Metbûlî, sık sık Hz. Peygamber (a.s.m)’i rüyada görürdü. Annesi; "Asıl iş odur ki, Onu uyanıkken görebilmektir." derdi. Daha sonra bu zat Efendimizle uyanıkken görüşmeye ve bazı konuları onunla istişare etmeye başladı. Annesi bu durumu öğrenince “İşte erkeklik budur!” demişti. (Şaranî, et-Tabakatu’l-kübra-şamile, 1/306)

Ayrıca  Bediüzzaman eserlerinde bukonudan bahsetmiştir:
"Hattâ Celâleddin-i Süyûti gibi, uyanık iken, çok def'a sohbet-i nebeviyeye mazhar olan velîler …"(Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.Bediüzzaman)
"Sonra ehl-i keşfin tasdikıyla; yetmiş def'a Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm temessül edip, yakaza hâlinde O’nun sohbetiyle müşerref olan Celâleddin-i Suyutî gibi allâmeler ve muhakkikler ..."(Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, Yedinci Nükteli İşaret.Bediüzzaman)
"Alem-i yakazada, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmla mükerrer sûrette müşerref olan Celâleddin-i Suyûtî ..."(Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Üçüncü İşaret. Bediüzzaman.)

Risâle-i Nur'da kendisinden, "uyanık iken, çok defa peygamber sohbetine mazhar olan" (Sözler, s. 451), ve "Sahih Hadislerin elmaslarını, diğer sözlerden ve mevzuattan ayrıştıran" (Mektubat, s. 114) şeklinde sözedilir.